Yetişkinler
Kaygı bozuklukları
Sürekli tetikte olma, kontrol edilemeyen endişe ve bedende gerginlik; günlük hayatı daraltan kaygıyla çalışma.
- Yaygın kaygı
- Sağlık kaygısı
- Performans ve sınav kaygısı

Kaygı, tehlikeye karşı bizi uyaran doğal ve gerekli bir duygudur. Ancak tehlike ortada yokken de sürüyor, yoğunlaşıyor ve yaşamı daraltıyorsa üzerinde çalışmaya değer bir hâle gelir.
Nasıl fark edilir?
- Çoğu gün, birçok konuda kontrol edilmesi zor endişeler
- Huzursuzluk, gerginlik, kolay yorulma
- Odaklanmakta güçlük, zihnin boşalması
- Kas gerginliği, mide ve sindirim şikâyetleri
- Uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte zorluk
- Olası kötü senaryolara karşı sürekli hazırlıklı olma isteği
Neden olur?
Kaygının ortaya çıkışında genetik yatkınlık, öğrenilmiş baş etme biçimleri, zorlayıcı yaşam olayları ve çocuklukta biçimlenen inançlar birlikte rol oynar. “Her şeyi kontrol etmezsem kötü bir şey olur” ya da “Hata yapmamalıyım” gibi inançlar kaygıyı sürdüren döngüyü besleyebilir.
Terapide neler olur?
Önce kaygınızın hangi durumlarda arttığını, bedeninizde ve düşüncelerinizde nasıl göründüğünü birlikte haritalarız. Bilişsel davranışçı terapiyle endişe döngüsünü ve kaçınma davranışlarını ele alır, mindfulness pratikleriyle zihnin “ya olursa” sorusundan bugüne dönmesini destekleriz. Kaygının kökeninde zorlayıcı yaşantılar ya da köklü inançlar varsa EMDR ve şema terapi sürece dahil edilebilir.
Ne zaman destek almalı?
Bu belirtilerden birkaçı haftalardır sürüyor ve işinizi, ilişkilerinizi ya da uykunuzu etkiliyorsa bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek iyi bir adım olabilir.
Sık sorulan sorular
Kaygı tamamen geçer mi?
Amaç kaygıyı tamamen yok etmek değil, onu yönetilebilir bir düzeye getirmek ve hayatınızı yönlendirmesini engellemektir. Kaygı yerinde ve ölçülü olduğunda yararlı bir duygudur.
Bu sayfa Zeynep Hilal Çelik tarafından hazırlandı, son gözden geçirme 27 Ekim 2026.